Liselere girişte yeni dönem: Kazak modeli

Etiketler :


Bu başlıkta yeni dönemde liselere öğrenci yerleştirmek için kullanılacak olan Türk tipi Kazakistan modeli nedir, ne değildir, nasıldır onu anladığım kadarıyla anlatmaya çalışacağım. Türk tipi diyorum çünkü Kazakistan'da kullanılan sistemi birebir uygulamayacağız, sistemin üzerinde bazı değişiklikler yapılacak. LGS, OKS, üç aşamalı SBS ve tek aşamalı SBS denemelerinden sonra bir de bunu deneyeceğiz. Ama nasıl olacak? Nedir bu Kazak modeli?

Kazakistan modeli, öğrencilerin sadece bir sınavda elde ettikleri başarılara göre liselere yerleşmelerinin önüne geçmek adına MEB tarafından inceleniyor ve çok büyük bir ihtimalle de gelecek seneden itibaren uygulanmaya başlanacak. Bu modele göre, her öğrencinin bir dosyası olacak ve bu dosyaya ders dışı her türlü sosyal etkinlik, yarışma ve başarıları kaydedilecek. Önceki sistemle arasındaki en büyük fark ise çoktan seçmeli yani şıklı sorularla birlikte açık uçlu yani klasik soruların da sorulacak olması. Bununla beraber okulların her yıl yaptıkları sınavların genel kurallara uygunluğu da denetlenecek.

Şimdi ise işin yorum kısmı başlıyor. Bakan'ın açıklamaları iki şeyi işaret ediyor. Birincisi, açık uçlu sorular sorarak öğrencileri teste boğmak istemiyorlar. Bunun öğrenciyi seçmede daha sağlıklı bir yol olacağını düşünüyorlar. Buna katılmakla beraber bu açık uçlu soruların değerlendirilmesinin nasıl yapılacağı konusunda kaygılar taşıyorum. Akşam haberlerinde her bölüm için 4'er kişilik uzman öğretmen heyeti oluşturulacağı ve değerlendirmeyi bu heyetin yapacağından bahsediliyordu. Bazı haber sitelerinde ise bir bilgisayar sistemi geliştirileceği, bu sistemin çocukların yazdıklarını tanıyacağı (çok fantastik değil mi ama?) ve buna göre değerlendirme yapılacağı yazıyor. İlki daha akla yatkın ama açık uçlu soruların değerlendirilmesinde heyetin %100 doğru puanlamalar yapamayacağı da kesin. Bu muammayı bir kenara bırakıp Bakan'ın işaret ettiği ikinci noktaya değinmek istiyorum: Dershaneler. Bu sistemle birlikte dershanelerin önemini yitireceğini ve velilerin çocuklarını dershanelere göndermeyeceklerini düşünüyorlar. Bu düşüncenin çok da doğru olduğunu düşünmüyorum çünkü günümüzde 3. sınıfa, 4. sınıfa giden çocuklar bile dershanelere gidiyorlar ve bunlar sene sonunda  LGS, OKS, SBS gibi girmeyecekler. Veliler, okullarda eğitimin yetersiz olduğunu düşünüyor ve çocuklarının daha iyi (bu tartışabilir) almalarını ve çocuklarıyla daha çok ilgilenilmesini (bu doğru) istiyor. Yeni model, Kazakistan modeli, dershanelerin önüne geçemeyecek gibi duruyor. Hükümetin dershanelere açmış olduğu savaşı da anlamakta güçlük çekiyorum açıkçası. Hükümet, uzun bir süredir dershanelerin kapatılmasını ya da özel okullara çevrilmesini istiyor. Oysa dershanelerin ekmeğini en çok yiyenler yine onlar. Maltepe ve türevi kurumlarda onların savunduğu ideoloji işletiliyor. Hatta bundan 10 sene öncesinde Nurculuğu yayabilmenin tek yolu yine dershanelerdi. Bu konuyu başka bir yazıda ayrıca incelemek istiyorum.

Ben, teoride iyi bir düşünce olduğunu ama pratikte bize uyum sağlamayacağını düşünüyorum. Bakalım, nasıl olacağını göreceğiz...

0 yorum: