Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'si ve Alper Potuk transferi

Etiketler :
Bugün blog'uma yepyeni bir kategori daha ekledim ve yeni kategorim için ilk yazımı an itibariyle yazmaya başlıyorum.

Fenerbahçeli olduğum için ilk yazım da Fenerbahçe ile ilgili olacak.


Malum, Fenerbahçe sezonu 10 puan geride ve 2. olarak tamamladı. Bu tablonun oluşmasında aslan payı tabii ki teknik direktör Aykut Kocaman'a ait. Kocaman'ın oynattığı ya da oynatmaya çalıştığı sistemin Fenerbahçe'ye ve lige uygun olmadığını anlamak için futbol dehası olmaya gerek yok. Bu sisteme göre, Fenerbahçe hafif tempoda paslaşarak, rakibin hata yapmasını, oyunun kontrolünü elinde bulundurmayı ve gol atacağı anı sabırla bekliyor. Golü bulduğunda ise tamamen topun arkasına geçerek takım savunması yapmaya çalışıyor ve haliyle yapamıyorlar da. Buna birçok kez tanık olduk. Öne geçtikten hemen sonra topu rakibe bırakıp geri çekildiğimizde, maruz kalınan baskı kalemizde goller görmeye neden oldu. Rakipler bu denli yüklenirken sezonun neredeyse tamamında doğru düzgün kontra atak yapılamaması ise bir başka sıkıntı. Bu futbol anlayışı Fenerbahçe'ye uymuyor. Uymuyor çünkü Fenerbahçe'nin Türkiye'de rakiplerinden çekinmesine, Aksihar'a, Elazığ'a karşı sabırla golü beklemesine gerek yok. Kadroyu yetersiz bulanların aksine Fenerbahçe tarihinin en büyük bütçeli kadrosuna sahip olunduğunun altını çizmekte yarar var. Hal böyle iken, malzeme ortadayken, oynanan futbol ve alınan sonuçlar büyük bir hayal kırıklığı oluşturuyor. Taraftarın çoğunluğunun memnuniyetsizliğinin aksine, Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman'ın yönetiminden ve alınan sonuçlardan memnun olmalı ki "hoca ile devam" kararı alındı. Transfer çalışmaları da bunun akabinde başladı.


Transfer haberlerinin çıkmaya başladığı ilk anlarda Alper Potuk için Fenerbahçe ve Galatasaray'ın yarış halinde olduğu yazılıp çiziliyordu. Fenerbahçe cephesi ise beklenmedik bir tepki vererek Alper Potuk ile ilgilenmedikleri duyurdu. Rota Galatasaray'a döndü, Galatasaray yöneticileri, Eskişehirspor yönetimi ile Alper Potuk için masaya oturdular ve edinilen bilgilere göre taraflar prensipte anlaştı. Alper'in Galatasaray'a imzasına kesin gözüyle bakılırken dün gece itibariyle Fenerbahçe cephesinden şok bir açıklama geldi. Bu açıklamaya göre, Galatasaray'ın transfer görüşmelerinin başladığını KAP'a (Kamuyu Aydınlatma Platformu) bildirmesine rağmen Fenerbahçe'nin kulüple ve oyuncuyla anlaştığı duyuruldu. Bu neresinden bakarsak bakalım büyük bir transfer çalımı. Alper de mevkiisinde yerli olarak alınabilecek tek isim, önemli bir oyuncu. Yabancı sınırının da düşeceğini gözönünde bulundurursak alanın elini rahatlatacak bir oyuncu. Fenerbahçe'ye de mutlaka katkı sağlayacaktır, bundan şüphem yok. Ancak ben farklı şeylere değinmek istiyorum.


Geçen sezonun devre arasında Alper'in adı yine Fenerbahçe ile anılmaya başlandı. Taraflar 5 milyon euro karşılığında anlaştılar ve bu anlaşma KAP'ta duyuruldu. Ancak Fenerbahçe cephesi, (transfer görüşmelerini yöneten Ali Yıldırım) oyuncunun menajerinin aşırı istekleri nedeniyle transferden çekildiklerini açıkladılar. 1.5 sezon sonrasında ise 5 milyon euro'ya almadıları Alper'i, 6.250.000 euro + Bienvenu + Orhan Şam karşılığında satın aldılar. Ortada büyük bir beceriksizlik söz konusu. Bienvenu ve Orhan Şam her ne kadar Fenerbahçe için yeterli oyuncular olmasalar da, bu ikili için ödenen toplam bonservis bedeli 7.5 milyon euro idi. Bunun ötesinde nakit parada dahi 1.250.000 euro'luk bir fark bulunuyor. Bu anlaşmada faturanın Ali Yıldırım'a kesilmesi, Yıldırım'ın sadece Aziz Yıldırım'ın kardeşi olduğu için Fenerbahçe futbol şubesinin başında olmaması gerekiyor. 

Yeniden saha içine dönecek olursak... Alper'in takıma katılmasıyla birlikte Fenerbahçe orta saha rotasyonu da hayli kabarık hale geldi. Bu bölgede Meireles, Emre, Alper, Salih, Mehmet Topal, Cristian, Selçuk Şahin ve hatta Mehmet Topuz bulunuyor. Eğer sezon boyunca ikili orta saha ve önlerinde daha hücumcu bir orta saha ile oynanacaksa 8'li rotasyon fazlasıyla kalabalık. Bu 8'linin içinde yer alan Selçuk ve Topuz'un sözleşmeleri sezon sonunda bitiyor. Muhtemelen Topuz ile yeni sözleşme yapılacak, Selçuk'un ise gönderileceğine inanmasam da gönderilmesi gerektiğini düşünüyorum. Cristian keza hiçbir zaman Fenerbahçe için yeterli bir oyuncu olmadı. Çok laubali, canı istediğinde oynayan, canı istemediğinde oynamayan bir oyuncu Cristian Baroni. Hazır Roma haberleri falan çıkıyorken iyi-kötü bir paraya satılıp yerine daha hücumcu özelliklere sahip yaratıcı bir oyuncu transfer edilmeli. Çünkü, takımın kötü performansının nedenlerinden biri de sezon boyunca orta sahada kullanılan 3 oyuncunun yaratıcılıklarının ve hücum özelliklerinin sınırlı olmasıydı. Fenerbahçe'nin kilit açacak, rakip stoperi rahatsız edecek, gol ve asist yaparak skora katkıda bulunacak ve topu dağıtacak bir oyuncuya ihtiyacı var. Bu Belhanda mı olur, Honda mı olur, bilemem. Ancak bu transfer gerçekleştiği için ofansif orta saha transferinden vazgeçilirse Fenerbahçe'nin gelecek sezon da bu sezondan farksız olmayacağını rahatlıklıkla belirtmek isterim.


Hücumda yaratıcılığın düşüklüğünden bahsettim ve yine bu konu üzerinden ilerlemek istiyorum. Bildiğiniz gibi, Aykut Kocaman sezonun ikincisi yarısından itibaren hücumda Sow-Webo-Kuyt üçlüsü ile oynuyor. Bu oyuncular koşan, pres yapan oyuncular ancak yaratıcılıkları ve teknikleri sınırlı oyuncular. Kısa vadede verim alınmasına rağmen uzun vadede ve maçların genelinin büyük bir bölümünde bu üçlünün etkisiz kaldığı anlara çoklukla şahit olduk. Bu şaşırtıcı bir sonuç değildi. Kuyt da Sow da çalım atamayan, top taşıyamayan, orta yapamayan futbolcular. Hal böyle iken onları, bu aksiyonları yapamadıkları için suçlamak da yersiz olacaktır. Fenerbahçe'nin acilen bu oyun formasyonundan vazgeçmesi gerekiyor. Muhtemel Emenike transferi bu anlayışın devam edeceğini gösteriyor ki bu gerçekten iyi sonuçlar doğurmayacak. Fenerbahçe, bir kesimin dillendirdiğinin aksine hücumda üç forvetle ve üç forvetli sistemde oynamıyor, Fenerbahçe sağda ve solda iki forvet oyuncusu oynatıyor ve bu durum hücumda kısırlığa neden oluyor. Mali tablo ortadayken, sezon boyunca verim alınamayan ve teknik direktör ile bir türlü yıldızı barışmayan Stoch ve Krasiç'in satılması, buradan elde edilecek gelirle de sol kanada takviye yapılması Fenerbahçe için çok daha uygun olacaktır diye düşünüyorum.

Blog'un adının "gülmeyen adam" olması, yazıda ise Aykut Kocaman'dan bahsetmem ayrıca ironik olmuş tabii ki.




0 yorum: