Tribünde Fenerli var!

Etiketler :


Lig'de umduğunu bulamayan, Avrupa'da ise final kapısından dönen Fenerbahçe, son hedefini yani Türkiye Kupası'nı gerçekleştirmek için Ankara'ya geldi. Ben de Trabzonlu bir arkadaşıma maçı beraber izleme teklifinde bulundum. Şartı, maçı Trabzon tarafında izlemek olsa da kabul ettim. Maç günü, yani dün maçın başlamasına yaklaşık bir buçuk saat kala stadın önündeydim. Trabzon tarafında izleyeceğimiz için Trabzonsporlu taraftarların stada giriş yaptıkları alanda beklemeye başladım.

Çok fazla polis yoktu. Trabzonspor taraftarları yer yer küçük gruplar halinde birleşip Fenerbahçe'ye yönelik küfürlü tezahüratlarda bulunsalar da büyük çaplı bir taşkınlık ya da kavga yaşanmadı. Hatta kalabalığın arasından Fenerbahçe formasıyla geçenleri görmek de mümkündü. Rakibin buna tepkisi sözlü ve cılızdı. İki kulüp arasındaki gerilim düşünüldüğünde daha vahim olayların yaşanması beklenebilirdi ancak maç öncesi Trabzonspor taraftarının kavga etme niyetinde olmadığı açık bir biçimde görülüyordu.

Arkadaşımın gelmesiyle birlikte stada giriş yapacağımız kapının önünde beklemeye başladık. Sıra bitmek bilmedi. Öyle ki, yaklaşık 50-60 kişi neredeyse 15 dakikada stada girebildi. Stattan sorumlu yöneticiler ve güvenlikler artan tepkilere karşı sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını, turnike ile ilgili bir sıkıntı olduğunu söylediler. Zor da olsa maça girebildik. Biz girdiğimizde İstiklal Marşı okunuyordu.

Kale arkasının sahaya göre solda kalan kısmındaydık. Maça oldukça geç, hatta ucu ucuna girebildiğimiz için yer bulmak mümkün olmadı tabii ki. Merdivenlerde maçı izlemeye başladık. Trabzon taraftarı istekliydi, tabii kale arkasından bahsediyorum. Hem maraton tribünündeki Trabzonlular, hem de kapalıdaki Fenerbahçeliler "oturmaya gelmiş" gibilerdi. Yer yer tezahüratlara katılım gösterseler de maçın genelinde iki takım için de tezahüratları başlatan tribünler yine kale arkalarıydı.


Maç başladı. Yanımdaki Trabzonlu "Fenerbahçe daha kalemize gelemedi" der demez, Topal'ın mükemmel pasına Sow güzel bir vuruşla cevap verdi ve Fenerbahçe'nin golü geldi. Sonrası ölüm sessizliği. Erken gelen gol Trabzon tribününlerinin de, maça coşkulu başlayan Trabzon'un da keyfini kaçırdı. İlk yarı karşılıklı birkaç cılız atakla biterken, devre arasında kapalı ile kale arkası arasında ufak tartışmalar yaşandı. Karşılıklı küfürler devam ederken, maç boyunca Trabzon taraftarının küfürlerinden nasibini alan Fırat Aydınus, ikinci yarıyı başlatmıştı bile.

İkinci yarı Trabzon daha baskılı oynadı. Gol pozisyonları buldular, buldukları gibi de bu pozisyonları harcadılar. Tribünde cinnete varan tepkiler gördüm diyebilirim. 60. dakika civarında kale arkasının maraton'a yakın olan bölümünde olaylar çıktı. Sanırım Trabzonlular sahaya girmek için kapıyı kırdılar ve bunun üzerine Çevik Kuvvet o bölgeye hızlı bir biçimde ilerledi. Bunu gören Trabzon taraftarı Çevik Kuvvet'e tribünden söktükleri koltukları fırlatmaya başlayınca, polisin cevabı da gecikmedi ve bombalarını kullanmaya başladılar. O sırada bayılanlar, başından darbe olanlar oldu. Yanlış saymadıysam 3 taraftar önümüzdeki ambulanslara bindirilerek hastaneye kaldırıldı. Tabii tribünde bunlar yaşanırken maçı takip etmek epey zor oluyordu. Bir Fenerbahçeli olarak Trabzon tribününde olmak başlı başına keyifsizlik veren bir durumdu. Gol olduğunda bağıramıyordunuz, takımınız pozisyona girdiğinde tepki veremiyordunuz. En kötüsü de tezahüratlara eşlik edemiyordunuz. Böyle böyle maçın sonuna geldik ve "maçın sonunda kaçmayın" diye Fenerbahçe kapalısını tehdit eden kale arkasının yaklaşık 4-5 dakika içerisinde boşaldığına şahit olduk.



Maç sonunda Trabzonspor taraftarları ile polis arasında çatışmalar yaşandı, polis yine gaz bombası kullandı. Metro ise sessiz ve üzgün Trabzon taraftarlarıyla doluydu ve herhangi bir olay çıkarmadılar. Fenerbahçe ise kazandığı kupayı "Ankara'nın Bağları" eşliğinde kutladı. Kutlamalarda öne çıkan ve gecenin yıldızı olan isim kesinlikle Raul Meireles'ti. Meireles, özellikle otobüsten yapılan yayında söylediği şarkılar ve sempatik hareketleriyle mutlu Fenerbahçe taraftarını daha da neşelendirdi.

Güzel başladı, güzel başladı ve güzel bitti:


0 yorum: