Keneler ve Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) tedavisi

Etiketler :

Malum yaz geldi. Hatta geçiyor bile diyebiliriz. Haziran ayının son günlerine ulaştık artık Hal böyle olunca yazların değişilmezi olan pikniklerde de artış görülüyor. Biraz stres atmak, eğlenmek istediğiniz zaman ise hayatınızı riske atmış bile olabiliyorsunuz. Son yıllarda kenelerin artmasıyla (buna kuş gribi nedeniyle itlaf edilen tavukların sebep olduğu söyleniyor) birlikte piknikçiler de sıkıntılı anlar yaşıyor. Hem stres atmak isteyip hem de diken üstünde olmak can sıkıcı bir durum tabii ki.

Kenelerden korunmak için yapabileceğiniz çok bir şey yok gibi görünüyor. Yanlış hatırlamıyorsam koskoca Bakanlık bile "pantolonunuzu, eşofmanınızı çorabınızın içine koyun" demişti. Yani piknikte ya da kırsal bir alandaysanız kene tehlikesini önlemek için yapabileceğiniz tek şey çorabınızı yukarı çekmek. Buna rağmen vücudunuzun herhangi bir yerine kene yapıştıysa kesinlikle ve kesinlikle keneyi kendi imkanlarınızla çıkarmayı denemeyin. Kenenin bacaklarından biri vücudunuzun içerisinde kalabilir ve bu durum ölmenize dahi yol açabilir. Yapabileceğiniz en iyi şey en yakın sağlık kuruluşuna gitmek ve tıbbi yardım almak.

Başlıkta bahsedilen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına bu keneler neden olmaktadır. Kısa bir araştırma yaparak bu hastalık hakkında çeşitli bilgiler öğrendim. Adından da anlaşılacağı gibi hastalık kanamalı bir hastalık. Bununla ilgili görselleri Google'da bulabilmeniz mümkün. Ben pek iç açıcı görüntülerle karşılaşmadığım için buraya eklememeyi tercih ettim. Bu hastalık hem hayvanlarda hem de insanlar da görülebiliyor. İnsanlardaki etkisinin çok daha ağır olduğu biliniyor. Tabii bu hastalık sadece kenelerin yapışması sonucu olmuyor. Kenenin virüsünü enjekte ettiği bir hayvanın etini yediğinizde de bu hastalığa yakalanma riskiniz oluyor. Hastalığın başlangıç evresinde hastalığa sahip kişilerce grip olarak değerlendirilebiliyor. Hastalarda öncelikle psikolojik belirtiler (ajitasyon, duygularda değişimler, zihinsel karmaşa vb.) daha sonra ise burun kanaması, kanlı idrar, kusma gibi belirtiler görülüyor. Burası da çok ilginç, bu belirtiler görüldükten yaklaşık 10 gün sonra belirtiler azalmaya başlıyor ve hasta artık iyileşmeye başladığını (grip olduğunu sanarak) sanıyor ancak hastaların %30'una yakına hastalığın 2. haftasında ölüyor.

Maalesef bu hastalığın şu aşamada kesin bir tedavisi bulunmuyor. Bu yüzden doktorlar hastalığı iyileştirmek için destek tedavisi adı verilen tedavi yöntemleri uyguluyor. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının tedavisini sağlamak için geliştirilen aşı da ise son aşamalara gelindiği sıklıkla söyleniyor. Özellikle GATA'da 2007 yılından itibaren önemli çalışmaların yapıldığı, denekler üzerinde yapılan testlerin ise oldukça başarılı geçtiği medyaya geçmiş yıllarda yansımıştı. Türk doktorların geliştirdiği serumun %90'a varan başarıya ulaştığı yine aktarılan bilgiler arasında yer alıyor.

0 yorum: