Mısır'da Darbe, Mursi, AKP

Etiketler :

Önce darbeyi tanımlayarak başlamak istiyorum. Darbe, bir ülkede silahlı kuvvetlerin yönetime el koymasıdır. Çok basit ve anlaşılır bir tanım. Bunun anti-demokratik olduğu da açık. Siyaset Bilimine Giriş dersinde de dersi alanlara aynen bu şekilde öğretiliyor: Darbe, bir karşı devrimdir! Ama dur. Her zaman değil! Yani, tıpkı Mısır'da olduğu gibi...

Ortadoğu'da yükselen "Arap Baharı" dalgası Mısır'ı da vurdu ve milyonlarca Mısır vatandaşı Tahrir Meydanı'nı doldurarak yıllar süren Mübarek yönetimine karşı isyan etti. Tıpkı diğer Arap Baharı eylemlerinde olduğu gibi Mısır'da da isyanı hem küresel çapta güce sahip büyük devletler, hem de kendini Ortadoğu'da "abi" olarak gören ama aslında hiçbir Ortadoğu ülkesi tarafından önemseyen Türkiye, destekledi. Neticede Mübarek rejimi devrildi yerine ise Siyasal İslam'ın temsilcisi olan ve Türk hükumeti tarafından da oldukça sempatiyle bakılan bir isim, Mursi yönetime geldi.

Mursi gelir gelmez Mübarek rejiminin kadrolarını dağıtmaya, kendi kadrolarını devlet yönetiminde oluşturmaya başladı. Darbe korkusuyla orduda değişiklikler yaptı, yargıya müdahalede bulundu, belki iyi niyetli, belki de tamamen kötü amaçlarla otoritesini sağlamlaştırmaya çalıştı. Bu yolda başarıya yürürken yıllar boyunca Mübarek'ten dili yanan Mısır halkı yeniden meydanlara indi ve sürecin sonunda Mısır'da ordu yönetime el koydu. Yani bir darbe yaptılar.

Düz baktığımızda evet bu bir darbe ve AKP kurmaylarının söylemiyle "demokrasiye indirilmiş bir darbe". Benim dikkatimi çeken bir iki şey var. Bunlardan birincisi, peki Mübarek'e yapılan neydi? Darbe değil miydi? Siz, Mübarek tahtından indirilirken alkış tutmadınız mı? Müslüman Kardeşler, yani Mursi, hükumetin başına geçtiğinde milyarlarca dolarlık yardım yapmadınız mı? Fark ne? Mübarek bir diktatördü, Mursi ise onun kötü bir kopyasıydı başarılı olamadığı için. İkincisi, dünyanın neresinde bir darbe, müdahale, eylem, gösteri, protesto olursa olsun bazı taraflar kaybediyor ancak mağduru, mazlumu oynayan her zaman AKP ve onların sempatizanları oluyor. Evet, evet haklısınız! Haklısınız, Mursi'yi İsrail lobisi devirdi. Çünkü, Mursi Filistin'in hamisi, koruyucusu, en büyük destekçisiydi. Gazze tünellerine atık su dolduran, Camp David'i olduğu gibi kabul ettiğini açıklayan Mursi, Amerika'nın ve İsrail'in en büyük düşmanı, korkulu rüyasıydı. Haklısınız!

Üçüncü ve belki de alakasız bir şey daha dikkat çekti. Yaygın görüş şu: Arap Baharı hareketleri ABD desteklidir. Evet, bu benim de katıldığım bir görüş. Ancak dikkatimi çeken de şu: Arap Baharı yapıldığında Türkiye'deki muhalefet partileri bu hareketin ABD destekli olduğunu, BOP dahilinde ABD'nin Ortadoğu planlarına devam ettiğini, Türkiye'nin de hükumette bulunan parti vasıtasıyla buna destek olduğunu söylediler. Hükumetteki parti ise bu hareketlerin tamamen demokrasi arayışı olarak görülmesi gerektiğini söyledi. E tabii yerseniz. Sonra ise Mursi indirilince bu sefer AKP seçmenleri, destekçileri tarafından "işte bunlar hep Amerika'nın oyunu" sözleri duyulmaya başlandı. Ne Amerika'ymış değil mi?

Sonuç olarak, Mursi kaybetti. AKP kaybetti, BOP kaybetti, nispeten ABD kaybetti ama bakmayın siz onlara, onlar her zaman her yerde mutlaka kazanır. En önemlisi, siyasal islamın, Ortadoğu'da ılımlı islam modelinin artık "yemediği" görüldü.

Ve bu nedenle bazı kesimler de korkular da başladı...

0 yorum: