Musul sorunu ve çözümü

Etiketler :

Türkiye ve İngiltere arasındaki Musul sorunu I. Dünya Savaşı sonrasında yapılan Lozan Konferansı'nda çözümlenemedi. Türkiye, Misak-ı Milli'ye bağlı kalarak Musul'un kendilerine ait olduğunu öne sürüyordu, İngiltere ise bölgeyi kendi elinde tutmak istiyordu. Bunun en önemli sebebi kuşkusuz Arap petrolleri ve İngiltere'nin Hindistan sömürgelerine giden yolu kontrolü altında tutmak istemesiydi. Musul sorunu Lozan'da çözümlenemeyince taraflar ikili görüşmeler yaparak sorunu çözme yoluna gittiler. Musul sorununun çözüm süreci şöyledir:

1) Lozan Konferansı

İsmet Paşa ilk başta Musul sorununun ikili görüşmelerde ele alınmasını istedi. Lozan Konferansı’nda yapılan ikili görüşmelerden sonuç alınamadı. İngilizler, Türklerin öne sürdüğü tezlere karşılık çoğu çarpıtmaya dayalı iddialarda bulunuyorlardı.

2) Haliç Konferansı

İkinci teklif İngiltere’den geldi. Taraflar ikili görüşmelerde bulunmak üzere İstanbul’da toplandılar. Türk heyeti Lozan’da öne sürdüğü tezlerin benzerlerini burada da öne sürdü. Fakat İngilizler, hiç kimsenin beklemediği bir şekilde Nasturiler için Hakkari’yi Musul’a ek olarak Türkiye’den istediler. İngilizlerin bunu yapmadaki amaçları sorunu Milletler Cemiyeti’ne götürme istekleriydi. Sonuçta toplantıyı çıkmaza sokarak sorunun MC’ye taşınmasını sağladılar.

3) Milletler Cemiyeti

MC Meclisi konuyu 20 Eylül 1924’de görüşmeye başladı. Türkiye referandum yapılmasını isterken, İngiltere konunun Musul’un geleceğiyle ilgili bir sınır sorunu olmadığını, ayrıca halkın cahil olduğunu öne sürerek referandum yapılmaması ve bir komisyon kurulması gerektiğini belirtti. İngiltere’nin görüşü doğrultusunda tarafsız devletlerden gelen üç kişi tarafından bir komisyon oluşturuldu. Komisyon, ahalinin hiçbir ülkeye katılmak istemediğini, ancak onların çıkarı açısından bölgenin bazı şartlarda Irak’a ilhakının uygun olduğunu belirtti.

İngiltere’nin kabul ettiği, Türkiye’nin ise itiraz ettiği bu rapor Adalet Divanı’na gönderilerek onaylandı ve Musul, Irak’a bırakıldı. Bunun olmasının en önemli nedenleri şunlardır:

- İngiltere’nin MC’nin en etkili üyesi olması, Türkiye’nin ise bu cemiyete üye dahi olmaması.
- Türkiye’nin Adalet Divanı’na temsilci göndermemesi.
- Estonyalı generali ülkeye sokmaması.
- İngiliz destekli Şeyh Sait İsyanı.
- Hilafetin kaldırılması.

4) 1926 Anlaşması

Türkiye başlangıçta MC’nin aldığı kararı tanımadığını açıklasa da İngiltere ile bir anlaşma yapmak üzere görüşmelere başladı. Yapılan görüşmeler sonucunda Türkiye birtakım taleplerde bulundu. Brüksel Hattı konusunda Türkiye’nin talebi kabul edilmedi. Türkiye, Irak petrollerinden pay (25 yıllık süre ile %10 pay) istedi. 1926’da imzalanan anlaşmayla beraber Brüksel Hattı’nda Türkiye lehine küçük bir değişiklik yapıldı ve Türkiye’ye belirli bir oranda Irak petrollerinde pay verilmesine karar verildi.

0 yorum: