Türk'ün boykot ile imtihanı

Etiketler :


Boykot, İngilizce'den Türkçe'ye girmiş bir kelime. Aslında direkt olarak İngilizce'de varolan bir fiil de değildi. Boykot kelimesi İngiliz Charles Boycott'dan geliyor. O isimden İngilizce'ye, oradan da Türkçe'ye... Bunun bir de hikayesi var tabii.

19. yy'da Charles Parnell adında bir avukat İrlandalı kiracı çiftçileri toprak reformu konusunda desteklemişti. Charles'ın ve onu destekleyenlerin amacı toprak zenginlerinin iktidarını yıkmaktı. Bu faaliyet tabii ki birilerini rahatsız etti. Bunlardan biri de Charles Boycott'tu. Toprak kira fiyatlarının artmasını protesto edince kendisi ve ailesi toplum tarafından dışlandı. Hatta rivayete göre postacılar dahi Boycott'un postaları almaz, götürmez oldu. Daha sonra ise Parnell ve yandaşlarının girişimlerini destekleyen diğer insanlar da bu isimle anılmaya başlandı. The Times'ın Boycott kelimesini kullanmaya başlamasıyla birlikte bu kelime protesto kelimesinin eş anlamlısı olarak dünya çapında ünlendi ve fiil olarak İngilizce'ye girmiş oldu.



Biz de Türk milleti olarak çok sık kullanırız bu altını bir türlü dolduramadığımız sihirli sözcüğü. Sadece siyasi konularda da değil tabii ki. Örneğin tuttuğumuz takımın oynadığı ligde bir haksızlığa uğradığına inanıyorsak hemen birileri ortaya çıkar ve "düzeni" boykot etmemiz gerektiğini söyler. Bu neredeyse her Türk takımı için geçerlidir. Bir gün Beşiktaş bir haksızlığa uğradığını düşünür ve kulüp başkanı sahaya altyapı oyuncularıyla çıkacaklarını söyler. Tabii ki çıkmazlar ve sözde kalır. Fenerbahçe haksızlığa uğradığını düşünür ve kulüp başkanı gerekirse havuzdan çıkacaklarını söyler. Çıkmazlar. Hatta bir iki gün sonra böyle bir düşüncelerinin olmadığı yönünde açıklamalar yaparlar. Sadece kulüp başkanları için de değil. Taraftar da böyledir. Ne zaman bir haksızlığa uğranıldığı düşünülürse, o zaman devreye yine o sözcük girer: Boykot.

"Ligden çekilelim ve ligi boykot edelim."
"Yayıncı kuruluşu boykot edelim, decoderlerimizi iptal edelim."

Olmaz. Yine sadece lafta kalır ve birazcık da gaz alır.



Siyasi konularda da böyledir. İsrail ile sürtüşürüz, hemen gazetelerde ve sosyal medyada kimin yaptığı belli olmayan resimler dolaşır. Resmin altına "İsrail mallarını boykot ediyoruz!!!!1111" yazılır. İsrail ile sınırlı da kalmaz. Türkiye'de geçmişte Fransa ve İtalya da bu boykotlardan nasibini almıştır. Bir, bilemedin iki gün boyunca Danone marka yoğurt almazsın, 3. gün ise "amaaan ben mi kurtaracağım bu memleketi?" diyerek alırsın Danone'ni, yersin ve yedirirsin.

Türk için boykot arabalarda bulunan yangın söndürme tüpleri gibidir. Acil durumda hemen sarılırsın, ama o tüp boştur. İki fıslar, sonra ise çöpe atılır.

Araba ise çoktan yanmıştır...

0 yorum: